Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan “Sanayi Hızlandırma Yasası” taslağına ilişkin değerlendirmede bulunan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlemenin AB sanayi politikasını daha stratejik bir zemine taşıdığını belirterek, “AB Ürünü” tanımının Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki konumu açısından memnuniyet verici olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği sanayi politikalarında yeni bir dönemin kapısını aralayan “Sanayi Hızlandırma Yasası” taslağı, 4 Mart 2026 tarihinde kamuoyuna duyuruldu. Taslak düzenleme, AB sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmayı ve istihdamı desteklemeyi hedeflerken, özellikle otomotiv sektörü açısından dikkat çeken maddeler içeriyor.
“AB Ürünü” tanımı ilk kez netleşti
OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, yasa taslağının uzun süredir beklenen “AB Ürünü” tanımını ortaya koyduğunu vurguladı. Taslağa göre, AB’nin Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı veya Gümrük Birliği ilişkisi kurduğu ülkelerde üretilen içerikler, belirli koşullar altında “AB Ürünü” kapsamında değerlendirilebilecek.
Bu yaklaşımın entegre tedarik zincirlerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu belirten Eroldu, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde belirlenen politika kapsamına dahil edilmesinin otomotiv sanayisi açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.
Yoruma açık maddeler masada
Taslak metinde otomotiv ana sanayii açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bazı alanlar bulunduğuna işaret eden Eroldu, sürecin henüz tamamlanmadığını hatırlattı. Yasa tasarısı, yürürlüğe girmeden önce Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nde müzakere edilecek.
Bu süreçte Türkiye’nin ilgili kurumlarının yakın temas halinde çalışmasının önemine dikkat çeken Eroldu, tasarının detaylı incelenmesiyle birlikte daha net bir tablo ortaya çıkacağını belirtti.
Kamu alımları uyarısı
Taslak düzenlemede kamu alımlarına ilişkin maddeler de yer alıyor. Buna göre, AB ile bu alanda karşılıklı erişimi garanti altına alan bir anlaşması bulunmayan üçüncü ülkelerin kamu ihalelerine erişimi sınırlandırılabilecek.
Türk otomotiv sanayisinin ihracatında kamu alımlarının önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Eroldu, bu başlığın AB–Türkiye iş birliği açısından kritik bir fırsat alanı oluşturduğunu kaydetti.
Gümrük Birliği ve entegrasyon vurgusu
Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği çerçevesinde gelişen güçlü üretim ve mühendislik entegrasyonunun altını çizen Eroldu, bu entegrasyonun derinleşmesinin her iki tarafın da rekabetçiliğine katkı sağlayacağını belirtti.
Eroldu, mevcut taslağın kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde yürüttüğü çalışmalar ile AB nezdinde sürdürülen yapıcı diyaloğun somut bir sonucu olduğunu ifade ederek, sürecin yakından takip edileceğini ve yasalaşma aşamasında gerekli girişimlerin sürdürüleceğini dile getirdi.



























