ODMD Başkanı Hakan Tiftik, otomobil kredilerindeki en büyük tıkanıklığı açıkladı: Uzun süredir güncellenmeyen fiyat baremleri ve yüksek faizler nedeniyle artık neredeyse hiç kredi kullanılamıyor. İşte otomotiv sektörünü zorlayan kredi kısıtlamalarının detayları…
ODMD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, taşıt kredisi kullanımında uygulanan yasal fiyat baremlerinin (aracın değerine göre ne kadar kredi çıkacağını belirleyen limitlerin) ilk çıkarıldığı günden bu yana genel piyasa için değiştirilmediğini vurguladı. Döviz kurlarının artması ve enflasyonist baskılar nedeniyle otomobil fiyatlarının TL bazında ciddi oranda yükseldiğini belirten Tiftik, mevcut baremlerin piyasa gerçeklerinin çok gerisinde kaldığını ifade etti. BloombergHT’de konuşan Tiftik: Bu durum, sıfır kilometre birçok otomobili tüketiciler için “kredi kullanılamaz” kategorisine soktu.
Piyasada yeni trend: Tamamen nakit satışlar
Kredi musluklarının kısılması ve bankaların kredi büyüme kısıtlamaları neticesinde pazarın finansman yapısı kökten değişti. Hakan Tiftik, sektördeki nakit döngüsünü şu sözlerle özetledi: “Zaten şu anda baktığınız zaman çok yüksek bir oranda satışlar nakit olarak dönüyor ve kredi kullanılmadan yapılıyor. O yüzden, kredi faizlerinin düşük olması ve kısıtlamaların artık kaldırılıyor veya satış fiyat baremlerinin arttırılıyor, güncelleniyor olması önümüzdeki dönemde satışları destekleyecektir.”

Pazarın büyümesi kredi şartlarına bağlı
Türkiye’de 1000 kişiye düşen araç oranının hala Avrupa ortalamasının yarısında olduğunu ve araç parkının çok yaşlı olduğunu hatırlatan Tiftik, pazarın gerçek potansiyeline ulaşabilmesi için finansman kanallarının açılması gerektiğinin altını çizdi. Şartlar ve imkânlar uygun olduğu sürece yıllık 1.4 milyonluk satış adetlerinin Türkiye için yüksek olmadığını belirten ODMD Başkanı, bunun için kredi imkânlarının artırılmasının ve kredi kısıtlamalarının kaldırılmasının kritik önemde olduğunu belirtti.
Küresel gerginlikler otomotiv pazarını erken vurdu
Geçmiş dönemde 1 milyon 365 bin adetlik rekor satışla kapanan pazarın ardından, bu yılın ilk aylarında talep tarafında belirgin bir soğuma gözleniyor. Hakan Tiftik, bu gerilemenin temel nedenini küresel jeopolitik risklere bağlayarak şu ifadeleri kullandı: “Bölgedeki gerginlikler, özellikle Hürmüz Boğazı etrafında yaşananlar, herkesten daha önce ve daha hızlı gerçekleşti. Bu durum enerji fiyatlarını yukarı çekerek küresel çapta enflasyonist baskıları artırdı. Kredi faizlerindeki düşüş beklentisinin yerini tekrar artış trendine bırakması; lojistik, üretim ve finansman maliyetleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu.” Mayıs ayındaki uzun bayram tatillerinin de etkisiyle, Ocak-Mayıs döneminde toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.4 azalarak 453 bin adet seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye’de her iki otomobilden biri elektrikli veya hibrit
Pazardaki genel daralmaya rağmen, çevreci ve düşük emisyonlu araçlara olan talep hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Vergi avantajları ve hızla gelişen şarj altyapısının tüketicinin menzil endişesini kırdığını belirten Tiftik, dikkat çekici pazar payı verilerini paylaştı:
• Elektrikli Otomobiller: İlk 5 ayda elektrikli otomobil satışları yüzde 10.5 artarak 66 bin adede ulaştı. Elektrikli araçların pazar payı yüzde 15’ten yüzde 18.6’ya yükseldi.
• Hibrit Otomobiller: Hibrit teknolojisine sahip araçların pazar payı yüzde 33.4 olarak kayıtlara geçti.
• Toplam Pay: Tam elektrikli ve hibrit araçların toplam pazar payı yüzde 52’ye ulaştı.
Bu veriler doğrultusunda Türkiye’de sıfır kilometre araç satın alan her iki tüketiciden birinin sıfır veya düşük emisyonlu araçları tercih ettiği görülüyor.
Araç parkımız yaşlı, potansiyelimiz yüksek
Türkiye’deki araç parkının yaklaşık yüzde 40’ının 16 yaş ve üzeri eski model araçlardan oluştuğuna dikkat çeken ODMD Başkanı, bu durumun emniyet, çevre kirliliği ve yakıt tüketimi açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. 1000 kişiye düşen araç sayısında Türkiye’nin hala Avrupa ortalamasının yarısında olduğunu belirten Tiftik, uygun kredi şartları sağlandığında pazarın potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti.



















