Ana sayfa Genel Alfa Romeo Stelvio test sürüşü

Alfa Romeo Stelvio test sürüşü

Alfa Romeo usulü kompakt SUV

Bu hafta test konuklarımızdan olan Alfa Romeo Stelvio ile yorumlar için  bir araya geldik. Alfa Romeo, Stelvio’yu tasarlarken bir SUV olduğunu unutmuş. Etkileyici sürüşü ve yüksek performansıyla otomobil, bozuk araziden çok pistleri arzuluyor.

Bu hafta test konuklarımızdan olan Alfa Romeo Stelvio ile yorumlar için  bir araya geldik. Otomotivin tasarım ustaları olan İtalyanlar, etkileyici otomobiller üretmekten vazgeçmediği gibi sportif sürüş ve performans konusunda da geri adım atmıyorlar. Bu akımın en önemli temsilcilerinden biri de kuşkusuz 111’inci yaşının tadını çıkaran Alfa Romeo. Bir yarışçı olarak doğan, sportif sürüşü ilkesi olarak benimseyen bu marka, yeni modellerinde de takipçilerini mutlu etmeyi başarıyor.

SÜRÜŞ KARAKTERİ ANINDA DEĞİŞİYOR

Markanın SUV pazarındaki ilk modeli olan Stelvio, etkileyici tasarımıyla olduğu kadar sporcu kişiliğiyle de öne çıkıyor. Dikkat çekici çizgileriyle meraklı gözlerin odak noktası olan Stelvio, bir heykeltraşın elinden çıkmış gibi görünüyor. Markaya özgü V biçimindeki dev ızgara, profile kadar taşan farlar ve büyük hava girişlerine ev sahipliği yapan tampon çok çekici. Profilden iri bir hatchback gibi görünen otomobil, 20 inçlik alaşım jantların üzerinde yükseliyor. Arka bölümde ise iri difüzörün uçlarına yerleştirilen ve olduğundan büyük görünen egzoz çıkışlarıyla dikkat çekiyor.

Yükseğe yerleştirilen farlar ve çıkıntılın bagaj, tavan spoyleriyle birlikte sportif görünümü destekliyor. Aracın iç mekanı da dış tasarıma ayak uyduruyor. Çok şık direksiyon, üzerindeki motor çalıştırma butonu, yuvarlak kumanda birimleri ve 8.8 inçlik multimedya ekranı şık bir ambians ortaya koyuyor. İç mekanda sunulan yaşam alanı oldukça ferah. Elektrikli bagaj kapağı açıldığında ortaya çıkan 525 litrelik hacim de oldukça yeterli seviyede. Vites kolunun arkasında, markanın DNA sürüş modu seçicisi yer alıyor. Dinamik, normal ve all weather modları bulunan sistem, seçili moda göre motorun tork eğrisini, Pre-Fill sistemiyle frenleri, şanzıman mantığını, hızlanma tepkisini, stabilite kontrol sistemini (ESC) ve çekiş kontrolünü (ASR) etkiliyor.

280 BEYGİR GÜCÜNDE

Araçta görev yapan 2.0 litrelik benzinli ünite, turbo besleme ile destekleniyor. 280 beygir güç ve 400 nm tork üreten motor, normal koşullarda torkun yüzde 100’ünü arka aksa göndererek arkadan itişli bir araç gibi davranıyor. Q4 sistemi, arka tekerleklerde kayma tespit ederse, torkun yüzde 50’sine kadar olan kısmını gerçek zamanlı bir şekilde ön aksa transfer ediyor. Bu sayede otomobil, standart bir 4×4’e göre oldukça keyifli bir sürüş vadediyor.

Hafif malzemelerin bolca kullanıldığı Stelvio’da krank mili karbon fiberden; kaput, kapılar, tamponlar, bagaj kapağı, motor ve süspansiyonlarsa alüminyumdan üretilmiş. Bu sayede aracın ağırlığı 1660 kilogramda tutulabilmiş. Bu sayede otomobil, 0’dan 100 km/s sürate 5.7 saniyede ulaşıyor ve gerçek bir sporcu olduğunu kanıtlıyor. Saatte 230 kilometrelik son sürat de oldukça yeterli seviyede. Araçta görev yapan 8 ileri ZF imzalı otomatik şanzıman, sportif kullanımı destekliyor. Kısa oranları ve hızlı geçişleriyle çift kavramalı rakiplerini aratmayan şanzıman, gerçek bir sporcunun koltuğunda olduğunuzu hissettiriyor.

TAM BİR VİRAJ USTASI

Ara hızlanmalarda da çevik olan otomobil sınıfının en iyi yol tutan temsilcilerinden biri. Yerden yüksek tasarımı rağmen yatma eğilimi göstermeyen karoser adeta bir mühendislik harikası. Bunda iki aks arasındaki yüzde 50/50’lik ağırlık dağılımının etkisi de yadsınamaz. Sürüşün ilk 5 dakikasında arkasını bırakmaya hevesli gibi görünen otomobil, alışma sürecinin ardından ne kadar dengeli ve virajları rayda gibi döndüğünü gözler önüne seriyor. Etkileyici süspansiyon ve direksiyon sistemi, ister istemez 510 beygirlik QV versiyonunu merak ettiriyor. Performansı dizginleme göreviyse kırmızı renkli kaliperlere sahip büyük fren disklerine verilmiş. Fabrika verilerine göre otomobilin ortalama tüketimi 7 litre. Bu güç ve ağırlıktaki bir SUV için oldukça iyi olan bu değere ulaşmak için çok sakin bir sürüş tarzı benimsemek şart. Buna rağmen çok da dikkatli olmayan yolculuklarımızda 11.2 litrelik ortalamayı tutturduk. Bu rakam bile performansa göre makul seviyede.

FİYATI 1.6 MİLYON LİRA

Makyajla birlikte artık iki donanım (Sprint ve Veloce) seçeneğiyle motor seçeneğiyle yollara çıkan otomobilin başlangıç fiyatı 1 milyon 695 lira (OCAK 2022). Fazladan 80 beygir güç ve daha fazla donanım için 100 bin liraya yakın fark ödemek gerekiyor. Premium rakipleriyle benzer olan bu fiyata zengin bir donanım listesi eşlik ediyor. Tarzı, sürüş keyfi ve zengin donanımıyla araç, sınıfı için ciddi bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

Önceki makaleGaranti Bankası taşıt kredisi faiz oranları
Sonraki makaleFord Kuga test sürüşü