Türkiye otomotiv pazarı satış rekorlarına koşsa da markaların kârlılığı daralıyor. Artan marka sayısı, Çin ve Avrupa kaynaklı fiyat baskısı, kur ve enflasyon etkisi 2026’da da yüksek hacim–düşük marj denklemine işaret ediyor. Škoda Türkiye Genel Müdürü Zafer Başar, rekabetin sertleştiğini ve elektrikli dönüşümün kontrollü ilerleyeceğini söyledi.
ALİ YILDIRIM
Rekor satış, baskı altındaki kârlılık
Türkiye’de otomotiv pazarı güçlü adetler üretmeye devam ediyor. Ancak tablo markalar açısından aynı derecede parlak değil. Yeni modellerin pazara girişi, elektrikli araç üretimindeki artış ve kur–enflasyon baskısı kârlılıkları aşağı çekiyor. Zafer Başar’a göre 2026’ya da yoğun rekabet ortamında girildi. Avrupa’daki arz fazlası ve Çin merkezli üreticilerin ihracat atağı Türkiye’de fiyat rekabetini artırdı. Bu durum satışları canlı tutsa da marjları daraltıyor.
Yüksek hacim, düşük marj dönemi
Kredi koşullarının sınırlı olduğu bir dönemde tüketiciler; kredi, kredi kartı, ikinci el takası ve birikimlerini birleştirerek araç alımı yapıyor. Kampanyasız satışın neredeyse imkânsız hale geldiğini vurgulayan Başar, pazar payı kazanmanın ciddi bir maliyeti olduğunu ifade ediyor. Sektörde giderek belirginleşen denklem net: Yüksek satış hacmi, düşük kâr marjı.
SUV %60’a ulaştı, sedan bitmiyor
Türkiye’de SUV’un toplam pazardaki payı yüzde 60 seviyesine çıkmış durumda. Sedan segmenti daralsa da tamamen ortadan kalkması beklenmiyor. Başar, 2035’e kadar içten yanmalı motorlu araçların pazarda varlığını sürdüreceğini belirtiyor. Avrupa’da 2035 sonrası emisyon kararlarına yönelik esneme sinyalleri, üreticilerin konvansiyonel motor planlarını tamamen rafa kaldırmadığını gösteriyor. Elektrikli araç tarafında ise Türkiye’de pay hâlâ yüzde 6–7 bandında. Büyüme potansiyeli sürüyor ancak tüketici tarafında iki temel çekince öne çıkıyor:
• Menzil kaygısı
• Şarj süresi
Bu nedenle markalar deneyim odaklı pazarlama, mobil şarj çözümleri ve hızlı şarj altyapısına yatırım yapıyor. Sektörde agresif büyüme yerine kontrollü geçiş stratejisi izleniyor.
75 bin adet ve yüzde 5 pazar payı hedefi
Türkiye’de 1000 kişiye düşen otomobil sahipliği yaklaşık 200 seviyesinde. Avrupa’da bu oran 500’ün üzerinde. 86 milyonu aşan nüfus ve genç demografi orta vadede talebin süreceğine işaret ediyor.
Škoda, önümüzdeki üç yılda:
• 75 bin adet satış
• Yüzde 5 ve üzeri pazar payı
• Elektrikli araç oranının yüzde 10’a yaklaşması
• SUV ağırlıklı ürün gamının genişlemesi
hedeflerini ortaya koyuyor.
7 koltuklu elektrikli Peaq geliyor
Marka, 2026’da ürün gamını güçlendirmeye hazırlanıyor. Škoda Enyaq Coupe RS ve Škoda Fabia 130 Türkiye’de satışa sunulacak.
2027 itibarıyla ise iki yeni elektrikli model planlanıyor:
• Škoda Epiq: Şehir odaklı, erişilebilir elektrikli SUV.
• Škoda Peaq: Markanın E segmentindeki ilk elektrikli, 7 koltuklu büyük SUV modeli.
Peaq, güçlü elektrik motoru, uzun menzil ve geniş iç hacmiyle markanın elektrikli ürün gamında üst segment temsilcisi olacak.
2026’da denge arayışı sürecek
Türkiye otomotiv pazarı adet bazında güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak fiyat rekabeti, artan marka sayısı ve dönüşüm maliyetleri nedeniyle kârlılık baskı altında. 2026’da da sektörün ana gündemi değişmiyor: Hacim var, marj sınırlı. Elektrikli dönüşüm var, ama kontrollü.



























