Ana Sayfa Genel Biz üretiyoruz ama onlar daha ucuza biniyor

Biz üretiyoruz ama onlar daha ucuza biniyor

Türkiye’ye göre Avrupa’da otomobil sahibi olmak hiç kuşkusuz daha kolay. Yüksek euro kuruna rağmen Türkiye’de üretilen modellere yerli halk binemezken, Avrupalı Türkiye’den daha ucuza biniyor. Ülkenin en çok satan otomobili olan Fiat Egea’nın HB hibrit versiyonuna burada binmek 660 bin lirayken, aynı araca Almanya’da 520 bin liraya satın almak mümkün. Fiyat makasları ise yüzde 15 ilan yüzde 40 arasında değişiyor.

ALİ YILDIRIM-İSTANBUL
MARKA MODEL DONANIM TÜRKİYE FİYAT ALMANYA FİYAT FARK YÜZDE
Fiat Egea HB 1.5 hibrit  Urban 660.900 ₺ 520.000 ₺ 21,32
Fiat Egea Cross 1.5 hibrit Lounge 703.900 ₺ 548.000 ₺ 22,15
Hyundai i10 1.0 manuel Jump 322.000 ₺ 209.000 ₺ 35,09
Hyundai i10 1.2 oto. Stlye 374.000 ₺ 317.000 ₺ 15,24
Hyundai i20 1.0 T-GDI Oto. Stlye 498.000 ₺ 365.000 ₺ 26,71
Hyundai i20 N 1.6 T-GDI 204 HP 725.000 ₺ 467.000 ₺ 35,59
Hyundai Bayon 1.0 T-GDI Oto. Stlye 551.500 ₺ 449.000 ₺ 18,59
Renault Clio 1.0 Tce X-Tronic 90 486.000 ₺ 384.000 ₺ 20,99
Toyota Corolla HB 1.5 CVT hibrit Flame 852.100 ₺ 529.000 ₺ 37,92
Toyota CH-R 1.8 CVT hibrit Flame 867.300 ₺ 581.000 ₺ 33,01

Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunlar otomotiv sektörünü de derinden etkiliyor. Ülkede düşen alım gücü ve demode vergi sistemi en ucuz otomobile ulaşmayı hayal haline getirdi. Bugün bakıldığında en ucuz otomobilin bile neredeyse yarısı vergilerden oluşuyor. Vatandaş artık ayağını yerden kesmeyi bile bir araya getiremezken, üretimi Türkiye’de gerçekleşen modellere Avrupalı daha ucuza biniyor. Bugün Türkiye’de 10’dan fazla otomobil modelinin üretimi gerçekleşiyor. Bu modellerin eksiksiz hepsine yüksek euro kuruna rağmen Avrupa’da sahip olmak daha ucuz. Yarı yarıya olmasa da yüzde 40’a yakın daha düşük fiyatlı modellere Avrupa’da binmek hiç de zor değil. Almanya’ya göre fiyatlara baktığımızda en düşük fark, yüzde 18’lerde.

FİAT EGEA BİZDE DAHA PAHALI

Tabloda da verildiği üzere Türkiye’de Fiat Egea HB hibrit sahibi olmak için neredeyse 661 bin lirayı gözden çıkarmak lazım. Fakat Almanya’nın herhangi bir şehrinde bu etiket sadece 520 bin lira. Eğer dolu bir Egea Cross hibrit almak istiyorsanız 155 bin liralık kur ve vergi farkıyla karşı karşıya kalmak hiç de şaşırtıcı olmayacak. Avrupa’ya İzmit’ten açılan Hyundai i10’da da maalesef aynı tabloyu yaşamak zor değil. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği i10’un manuel giriş versiyonu için bile 322 bin lira gerekirken, Almanya’da bu fiyat sadece 209 bin lira. Toyota Corolla HB hibrit modelinde de yüzde 37’lik etiket farkı bulunuyor.

DÜŞÜK DİLİMDE OTOMOBİL KALMADI

Artan maliyetlerin yanı sıra Türkiye’de araç fiyatlarını bir de kur vuruyor. Buna demode vergi sistemi de eklenince fiyatlar arşa çıkıyor. Bugün belki de yüzde 50 vergi dilimde satılan bir model, güncellenmeyen matrahlar ve yüksek vergi oranları yüzünden yüzde 80’lik dilime giriyor. Girmeyenler ise artan kur paralelinde yüksek dilime dahil olmaya hazırlanıyor. Düşük vergi diliminde de neredeyse otomobil kalmadı.

EUROYA RAĞMEN ALMANYA 323 BİN LİRA DAHA UCUZ

İki ülke arasında fiyatlara baktığımızda arada uçurum olduğunu görmek hiç de zor değil. Türkiye’de üretimi yapılan tüm modellerin Avrupa’da daha ucuza satılmasına kimse anlam veremiyor. Oransal olarak yüzde 15 ile yüzde 38 arasında değişen fiyatlar karşısında fiyat farkları 323 bin liraları buluyor. Vergi sistemi güncellenmediği için Renault bile Clio hibrit versiyonunu Türkiye’de satışa sunamıyor. Büyük heyecan ile üretilen Clio modeline yerli arkadan el sallarken, yabancı satın alırken bile zorluk çekmiyor.

66 AYDA ALDIĞIMIZ YERLİYİ 20 AYDA ALABİLİYOR

Türkiye’de yeni bir otomobil sahibi olmak artık maaşlı çalışanlar için hayal oldu. Her geçen gün artan enflasyon ve düşen alım gücü otomobil sahibi olmayı oldukça güç hale getirdi. En ucuz otomobil fiyatı son 1 yılda yüzde 130’a yakın artış kaydetti. Fakat alım gücü aynı performansı sergileyemedi. 1 yıl önce 160 bin lirası olan sıfır bir otomobil alabiliyordu. Temmuz 2021’de en ucuz sıfır araca sahip olmak için Türkiye’de asgari ücretlinin 57 ay çalışması gerekiyordu. Bu ay ikinci kez artan asgari ücrete rağmen aynı aracı almak isteyen bir asgari ücretli 365 bin lira ödemesi gerekiyor. Yani en az 66 aya ihtiyacı var. İkinci zamma rağmen en düşük ücreti alan çalışan 9 ay daha kaybetti. Almanya’da yaklaşık 31 bin euro olan otomobilin fiyatı Türkiye’de hemen hemen 650 bin liraya yakın. Almanya’da en düşük ücretle çalışan işçi bu araca 20 ayda sahip olabiliyor. Fakat aynı modeli Türkiye’de almak isteyen asgari ücretlinin minimum 121 aya ihtiyacı var. Üstelik bu modeller Türkiye’de üretiliyor.

Önceki İçerikUzakdoğu’nun Türkiye ilgisine ek gümrük vergisi
Sonraki İçerikVergi sistemi işlevsiz kaldı